ADALET MÜLKÜN TEMELİDİR

YÜREĞİM YANIYOR!...

22/10/2009 ·


“Adalet gücü bağımsız olmayan bir milletin, devlet halinde varlığı kabul olunamaz. 1920”

                                    Mustafa Kemal ATATÜRK

 

                  İktidar partisi tarafından başlatılan ve içeriğinin ne olduğu açıklanmayan Kürt Açılımı eleştiriler karşısında ad değiştirerek Demokratik Açılım ve son olarak da Milli Birlik Projesi olarak tartışma konusu oldu.

                 Bu yazıda bu açılımın içeriği ve tartışmaları üzerinde durmayacağım.

                 Halen ne olduğu anlaşılmayan bu açılımın bir parçası olan ve adına “Barış Grubu” denilen Mahmur Kampından 29 ve Kandil’den katılan 5 PKK’lının sorgulamaları sırasında çok eleştiri alarak yüreğimi yakan ve yargıyı yıpratan yargı uygulamalarından bahsetmek istiyorum.

                   2845 sayılı yasa ile kurulan Devlet Güvenlik Mahkemeleri Cumhuriyet Savcıları ve Yargıçları bu yasa ile verilen yetki çerçevesinde kendilerine bağlı bölgelere gidip soruşturma yapabiliyorlardı. Bu mahkemelerin kaldırılmasıyla, ayni görevlerle görevlendirilen özel yetkili Ağır Ceza Cumhuriyet Savcıları ve Yargıçları da Ceza Yargılaması Yasasının (Ceza Muhakemesi Kanununun CMK) 251/3 maddesi gereğince suç yerine (mahalline) giderek soruşturma ve yargılama yapma hakkına ve yetkisine sahip olduğundan bu konudaki tartışmalara katılmıyorum.

                   Ancak bu soruşturma ve yargılamada;

                  Anayasanın 138, Hâkimler ve Savcılar Yasasının 4’üncü maddelerinde belirtildiği gibi Hâkimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler.

                 Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz.”

                   Yine Anayasanın 140/6, Hâkimler ve Savcılar yasasının 5/4’üncü maddelerinde belirtildiği gibi “Hâkimler ve savcılar idari görevleri yönünden Adalet Bakanlığına bağlıdırlar”

                     Bu yasal durum karşısında, Adalet Bakanı veya herhangi bir yetkili idari görev sayılmayan soruşturma ve yargılama yetkisinin kullanılmasında Yargıçlara ve Cumhuriyet Savcılarına emir ve talimat veremez. Böyle bir talimat verildiğinde, yargı bağımsızlığını korumak adına bunu yerine getirmemek, görevi yapan Cumhuriyet Savcısı ve Yargıca düşer.

                     Ne yazık ki Habur sınır kapısında yapılan soruşturma ve yargılamada bu yasal kuralın çiğnendiği, görevli giden Cumhuriyet Savcılar ve Yargıçların da buna direnmediği Sayın Yalçın Doğan’ın 20.10.2009 tarihli Hürriyet Gazetesinde yazdığı yazıdan anlıyoruz.

                    Sayın Doğan o yazısında, Dağdakiler dün Habur Kapısına gelmeden önce, İçişleri Bakanı Beşir Atalay DTP'ye güvence veriyor:

                  “Merak etmeyin, gelenler tutuklanmayacak.”

                   Bu tek başına bir bakanın verdiği söz değil, devlet sözü. Bu sözün pratiği var. Terörle Mücadele Yasası uygulanmayacak. Yani:

                   1- Dört günlük gözaltı süresi yok.

                  2- Kolluk güçleri devreden çıkıyor, ifadeleri doğrudan savcılar alıyor.” diyor.

                 Bu iddia yalanlamadığına ve doğru olmadığı kanıtlanıp kamuoyuna açıklanmadığına göre, Cumhuriyet Savcılarının ve Yargıçların soruşturma ve yargılama yetkisine birilerinin karıştığı, emir ve talimat vererek Anayasal suç işlediği anlaşılmaktadır.

                  Kandilden gelenlerin PKK üyesi olduklarını, Terörist başına Sayın diye hitap etmeleri karşında tutuklanmamaları bu güne kadar süre gelen uygulamalara ters düşmesi yargıya büyük bir darbe vurmuş ve eleştiri konusu yapmıştır.

İ                şte bu tartışmalar, yargıda 32 yıl onuruyla görev yapan ve yargı bağımsızlığını, görev yaptığı Sıkıyönetim ve Devlet Güvenlik Mahkemeleri döneminde ödünsüzce korumayı en kutsal görev sayan benim yüreğimi yakmıştır.

                   Sevgili meslektaşlarıma buradan seslenmek istiyorum.

                   Yargı bağımsızlığını en zor koşullarda korumak ve her türlü baskıya göğüs germek gerek size gerekse, gerektiğinde herkesin sığındığı yargı limanına onur sağlayacaktır.  22.10.2009

 

                Gündüz AKGÜL

                Emekli Cumhuriyet Savcısı

                gunduzakgul@hotmail.com

 

 

 

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum (1) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

1 yorum yazılmıştır

Yazan:metekan | Tarih: 2009-10-28 19:59:50
Konu: selam


______##########______________
_____#############____________
____##############____________
___#######______###___________
___######________##__##_______
___######____________###______
___#####_____________######___
___#####____________#######___
___#####___________#######____
___#####____________######____
___#####_____________######___
___######____________###_##___
____######_______#___##_______
____#######____###____________
_____############_____________
______##########______________
________######________________

bağamsızlığımızı çekemeyen ermeni uşakları çatlasın...
ODU MİLLET ELE TAM BAĞAMSIZ TÜRKİYE...
bağamsızlığımızın 86. yılı tüm türkiyeye hayırlı olsun...
......................................
hiddetlidir bu devran böyle devam edemez
böyle gelmiş diyorlar ama böyle gidemez
bir kaç sığır çobanı milletimi güdemez
OSMANLI tokadımız duyulacaktır fastan...
geçmişimiz bellidir destan yazacağız destan!!!
______##########______________
_____#############____________
____##############____________
___#######______###___________
___######________##__##_______
___######____________###______
___#####_____________######___
___#####____________#######___
___#####___________#######____
___#####____________######____
___#####_____________######___
___######____________###_##___
____######_______#___##_______
____#######____###____________
_____############_____________
______##########______________
________######________________

Bağlantı»